Wednesday, March 11, 2009

Yeni Sütü Seven Kamyoncu: "Kızsız Adam"

Hürriyet’in eki Kelebek’te bir haber var. Manşette. Diyor ki Issız Adam’la dalga geçen muhteşem bir film interneti kasıp kavuruyormuş, adı “Kızsız Adam”mış. Her şeyden önce “Kızsız Adam” esprisi bile artık kullanıla kullanıla eskidi. Böyle haberleri ve videoları umursamıyım geçeyim derim genelde ama, film hakkında bilgi edinmek için ekşi sözlüğe bakınca cinlerim tepeme çıktı. Filmin sadece muhteşemliğinden söz edilmiyor, aynı zamanda (Recep İvedik vs de olduğu gibi) filmi beğenmeyenlere tonla hakaret var. Filmi ise 6:11’e kadar seyredip dayanamayıp kapattım. Tahmin ettiğim de buydu zaten. Filme emek veren insanlara her zaman saygım var, beğenen insanlara da saygım var. Ama artık bu Aydın Doğan medyası bu boku yemesin ya, gerçekten yeter. Gerçekten insan kamerasını duvara çarpıp kırmak istiyor. Tahmin edeyim, yarın Kanal D ana haber bülteninde “Interneti sallayan süper yetenekli çocuklar” diye yayınlanacaklar, sonra apar topar Beyaz Show’a çıkacaklar, yorum olarak da “canımız sıkıldı, şöyle bi şey çekelim dedik, valla biz de şaşırdık bu başarıya” diyecekler. Biatın ALLAHINI yapan Aydın Doğan medyası, senin Allah belanı versin sana o kadar söylüyorum. Recep İvedik serisi, Issız Adam, Sütü Seven Kamyoncu gibi vasat çalışmaları bize sen yedirdin, yok efendim filanca film fırtınalar koparmış, tartışmalar kutuplaşmalar yaratmış, filanca video inanılmaz güzelmiş. Ve tabi klasik “şu filmdeki sevişme sahnesi olay yarattı” lafı, onun anlamı da “bizim filmimizde bi sik yok, ama öyle bi tokmak sahnesi var ki, üüüüüüüüüüüüüf, adamın iliğini kurutur”, ki bu da çoğu zaman yalan oluyor. Artık çok iyi biliyoruz ki senin bu oyunların boktan filmleri ağzımıza sokmak için oynanıyor, ve bu millet yavaş yavaş yememeye başladı bu numaraları, “Ayakta Kal” filminin gişe başarısızlığından da bunu anlayabilirsin.

Tahminimce bu filmin böyle abartılmasının sebebi, gündemden düşen Issız Adam’ı yeniden gündeme oturtmak. Evet böyle olaylar bizim gibi gerçek filmcilere büyük darbe oluyor, ama nasıl her zorluğun üstesinden gelip daha da güçlenerek yolumuza devam ediyorsak bu sefer de öyle olacak. “Zoruna mı gidiyor?” diyenlere cevabım, evet zoruma gidiyor. Kamera alacak para olmadığı için yıllarca dijital fotoğraf makinasıyla skeç/kısa film çekmeye çalışmak, kamera mikrofonu iyi ses almadığı için sesi bilgisayara kaydedip sahne sahne birleştirmeye çalışmak, sıcakta kamuflaj giyip kanter içinde çekim yapmak, soğukta devamlılık bozulmasın diye tişörtle çekim yapıp hastalanmak, kameraman bulamayıp tripodu taşa bağlamak, çekimde ayağını morartıp başka vakit olmadığı için kayanın üzerinde çekime devam edip sakatlıktan eve gidememek, aynı sakatlık geçmeden programın gerisine düşmemek için bu sefer de binanın tepesinde aikido yapıp birbirini yere çarpmak, koltuklarda kanepelerde uyumak, aç kalmak, terkedilince çekimi kiminle bitireceğim diye kara kara düşünmek, uyuyamamak, süpürge sopasından steadycam yapmaya çalışmak, set kuramadığımız için bi ton yere izinsiz girip çaktırmadan çekim yapmaya çalışmak, amelelerin bize bakıp dalga geçmesi ve bizim bu şartlar altında konsantrasyonumuzu bozmayıp çekime devam etmeye çalışmamız, sakalımı unuttuğum için umumi tuvalette kör bıçakla köpüksüz traş olmam, insanlarla kavga etmem, arkadaşlarla aramın açılması, ve bütün bunlardan sonra birinin abidik gubidik bişey yapıp gazeteye televizyona çıkması... Evet zoruma gidiyor. Herkes istediğini çekmekte ve istediğini beğenmekte özgürdür, benim zoruma giden bu medya patronlarının yediği bok. İşte o yüzden benim gibi kendini “ezilen filmcilerin sosyalist platformu” üyesi gibi hisseden, aktörden ışıkçıya bütün arkadaşları benimle temas kurmaya davet ediyorum. Hangi şehirde olduğunuz önemli değil, bir şeyler yapacaksak birlik olmalıyız...

Bana laf atacak arkadaşlar ise boşuna yorulmasın, bu yazıyı sizinle muhattab olmak için yazmadım, benim gibi insanlara seslenmek ve onlarla birlik olabilmek için yazdım, siz gidin Recep Mecep bi şeyler seyredin.


Edit: Bu yazıyı yazdıktan 2 gün sonra gördüm ki Kızsız Adam bu başarısından sonra TV'ye çıkmış, hangi kanal tahmin edin. Tabi ki Kanal D. Lakin programı tutturamadım, Beyaz Show dedim ama Beyaz Abi kalitesini yükseltmiş herhalde ki Okan Bayülgen'e çıkıyorlar. Yapacakları yorumu merak ediyorsanız yukarıdaki yazıma bakın anlarsınız. Ey benim koyun seyircim, sana ot verildi, yiyesin...

Eskiden böyle şeylere moralim bozulurdu ama artık o kadar sallamıyorum, medyanın şişirdiği balonun sonunun ne olacağını biliyorum çünkü. Biz çekimlere devam...

11 comments:

hegel said...

güzel demişsin.. forum'dan mısın?

Fırat Konuşlu said...

Muhakkak irtibata geçmeliyiz.
Karşı sinema blogundan geliyorum :)
Mailleşiriz.

hegel said...

Fırat'ın çok kısası var, bilmem bahsetti mi. "Süs"de beraber çalışmıştık.
http://www.vimeo.com/1667528

Pelesenk Serzenişler said...

Yalnız değilsin.

Anonymous said...

Dostum merak etme, bu ülkede senin gibi düşünen bir sürü insan var. Evet, yalnız değiliz. Youtube'daki videolarını izledim, dehşet yapımlar. Manipüle edilmiş algılara sahip insanların yücelttiklerine sadece acımak gerek, çünkü er ya da geç bu "yüce" insanlar kendilerini, kendilerini yüceltenler tarafından çöp kutusuna atılmış bulacaklar. Türklere hakaret edip avrupayı arkasına alan orhan yamuk gibi dümbüklerden olmaktansa, erdemli bir sanatçı olup boş koltuklara oynamak her zaman en iyisidir. Biz seni böyle biliyoruz.

conmech said...

merak etme hocam oynadığım çok dolu koltuklar :))
Boş koltuklara oynayanlar başkaları.
Desteğin için çok teşekkürler, ben sen ve senin gibi insanlardan destek bekliyorum, abuk subuk insanlara seyredecek çok şey var zaten :)))

mr_lonely said...

Selam. Videolarını ilk bobilerde gördüm. Bir ikisini iledikten sonra Youtube'a gidip oradakilere de baktım. :D
Hele 13 dakikalık bir serzeniş videosu var ki kotamın derin derin bir taraflarıma gireceğini bile bile merak edip izledim valla. O bile eğlenceliydi. :D
Gerçekten çok başarılı çalışmalar yapıyorsun.Eline, koluna, zekana, kamerana sağlık.

Bir de şey söyleyecektim. Youtube'daki videolarından bir kaç tanesine embed linkini alıp kendi blogumdan bağlantı verdim. Benim blogumu ziyaret edenlerde görüp izlesinler diye. İnşallah sorun değildir. Eğer sorun olursa silebilirim...

Başarılarının devamının gelmesi dileğiyle...
Keyifli çalışmalar...

eyüp ekinci said...

İstanbul'a gelirsen bana haber ver, elimden geldigince sana yardım etmeye çaılışırım.Ekle beni; eyupekinci1011@hotmail.com saygılar.

Geek said...

abi ben de izmirden bir sinema sever, kameraman, kısa film çeken birisi olarak sana yardım etmeye hazırım, bir ara izmirsinek falan vardı ne oldu bilmiyorum, ama görüntü yönetmeni veya kamera lazım olursa(ki bazı sahneleri 2 kamerayla çekmek güzel oluyor) her zaman hazırım abi, kolay gelsin başarılar ;)

Kunthar said...

muhattab! a kadar her şey iyiydi. Bari sen yapma vre.
muhatap o muhatap birader :)

Anonymous said...

Yazinda biraz kiskanclik hissettim, bu video bloglarindada görülüyor. Recep Ivedik gibi basit yapimlari övüp bizim sanat eserlerini görmezden gelme gibi yakinmalar gereksiz ve basit davranis.
Nasil herkes doktor olacak, klasik müzik dinleyecek diye doga kanunu yoka, herkesin espri anlayisi ayni olacak gibi doga kanunuda yoktur. Medyalar genelde en cok para getireni yayinlar. Bir topluma birde medyalara bak. Herkes birbirini bulmus.
Youtube'da filmlerini severek izliyorum. Recep Ivediki Hasan Basara birakin siz kendi yolunuzda ilerleyin..

counter

Website counter